Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Bir Allah Dostu: Hu Dede

Durali Doğan

11 Aralık 2019, 17:02

Durali Doğan

 Allah dostu... Gönül dostu...
Hak dostları, kalbî merhaleler katederek davranış mükemmelliğine ulaşmış bahtiyarlardır.
 Hak dostlarının (sevgisini) gönlüne yerleştiren, ariflerin muhabbetinden başka bir şeye gönül vermeyenlere ne mutlu!
 O Allah dostu, gönül adamı birisinden, Hu Dede'den bahsedeceğim bu yazımda.
 Hu Dede, İhsan Dede olarak tanınan İhsan Pelit; Sorgun'un Duralidayılı köyünde dünyaya geldi.
 İhsan Dede; köyde Ömerkagiller sülalesinden Ahmet Pelit’in üç oğlundan en büyüğüdür. Psikolojik sorunları olan küçük kardeşi Ömer Pelit yıllar önce ahır evinde kendini asarak intihar etti. Yine psikolojik sorunlarla boğuşan en küçük kardeşi Hüseyin'de birkaç yıl önce bu dünyadan ayrıldı.
İhsan Dede ise askerliğini yaptıktan sonra evlendi. Çocukları oldu. Daha sonra eşinden ayrıldı. Bir daha evlenmedi. Hayatını Allah yoluna adadı. Namaza, niyaza ve Kur'an okumaya verdi kendini.
Kalbinde Allah korkusu ve Allah sevgisi vardı. Hu Dede’nin yanında duranın günah işleme arzusu yok olmaya başlardı.
Kalp ve gönül gözü açık, iyi huylarla süslenmişti.
 EKMEKLERİ ÇÖPE ATMAYIN
 Yüksek sesle "Hu Allah" der gezerdi. Adı öylece " Hu Dede" kaldı.
 Hu Dede'yi Allah dostu olduğu kadar, çocukları ardına takarak, çocukların eline bayrak verip topluca mahalle ,cadde, sokak sokak gezişi, "Ekmekleri çöpe atanı, Allah narı cehennemine atacak" diyerek çocuklara "Hu Allah" diye söyletişi, göksüne "Hu Allah" diye vuruşu, bazen cezbeye geliş haliyle hatırlarız. Bazen de çocukları başına toplar, bir yere oturur Allah (CC) ve peygamberi (SAV) anlatırdı. Çocuklar, soru sorup cevabını alırdı. Sonra yine elinde bir torba, çöplerdeki ekmekleri toplar: “Bu ekmekleri çöplere atmayın” diye bağırır gezerdi. Çocuklara "Hu Hu Hu Allah!” diye tempo tutturur, boynunda devamlı asılı duran pilli radyodan herkese vaaz dinletirdi.
DURALİ BABA İLE ZİKİR ÇEKTİM
 Nurani yüzlü, uzun beyaz sakallı. şalvarlı, hep gülen yüzü ve mütevazı yaşantısı, ekmek israfı konusunda çevresindekileri sürekli uyaran bir Allah delisi,divanesi, meczuptu. Allah aşkıyle aklı başından gitmiş, dünyâya aldırmaz bir durumdaydı. Bazen cezbeye gelir , sadece ayak parmaklarının üzerine basarak yürürdü.
 Zaman zaman doğduğu Duralidayılı köyüne gider, köyün yukarısında Palıtlar Tepesi'ndeki Durali Baba Tekkesi'ni ziyaret eder, duada bulunurdu.
 Daha çok geceleri de tekeyi ziyaret ettiği söylenirdi. O soğuk, ayaz kış gecelerinde Durali Baba'da yattıgı bir gerçekti.
Kendisi çat ayaz kış gününde " Durali Baba ile zikir çektik" derdi.
"Üç defa yürüyerek Hacca gittiğini" söylerdi.
 KIBRIS GAZİSİ
 1974 yılındaki o manevi mertebeye yükselerek Kıbrıs Barış Harekatı'na katıldığını kendisi anlatırdı.
 "Çok kafir öldürdüm. Ben Kıbrıs Gazisiyim" derdi.
 Hu Dede; 1974 Kıbrıs Barış Harekatı günlerinde bayrak açtı gezdi.
 1979 yılında Sorgun Lisesi’nde öğretmenlik yaptığım günlerde bir öğrencim şöyle bir olay anlatmıştı:
 Öğrencimin anne ve babası Duralidayılı köyündeki Durali Baba Tekkesi’ni ziyarete giderler. Tekkeye vardıklarında ne görsünler Hu Dede de tekkede. Göğsünde Türk bayrağı namaz kılıyor. Onu o vaziyette görünce çok şaşırıyorlar. Hu Dede namazını bitirip, dualıyor. Gelenlere diyor ki:
-Bura neye geldiniz, sizin işiniz yok mu?
 Öğrencimin babası da şöyle cevap veriyor:
-Tekkeyi ziyarete geldik, dua edip dilekte bulunacağız.
Hu Dede gülüyor. Ve göğsündeki bayrağı gösteriyor:
TANKLARI NASIL ÇIKARDIK
 -Bu bayrağı görüyor musun? Durali Baba ve tüm evliyalar Kıbrıs’ta, savaşa gittiler. Duymuyor musun seslerini? Beşparmak dağlarından gelen “Allahuekber” nidalarını. Hadi gidin şimdi. Savaş bitince gelin, o zaman burada olur. Ben de savaşmaya Kıbrıs’a gideceğim.
 Ziyarete gidenler diyecek bir şey bulamıyorlar. Dönüp gerisin geri, geliyorlar:
 Kıbrıs gazilerinden kahramanlık hikayelerini dinledikçe Hu Dede’yi saygıyla yâd ediyorum. Evliya ve embiyanın manevi gücü ve Mehmetçik’in iman gücü olmasaydı Kıbrıs Beşparmak Dağları’nın zirvesinde şu anda halâ duran tank oraya nasıl çıkabilirdi!
 Şeyhzade Ahmet Efendi, ne zaman Sorgun'dan birisi ziyaretine gitse Hu Dede'yi sorarmış.
 " Efendi hazretleri; "İhsan Dede'yi ziyaret edin o iyi bir insan" dermiş.
 İhsan Dede'de sık sık Ahmet Efendi'yi ziyaret edermiş. Yine bir ziyareti esnasında: “Efendim sen önümüzdeydin. Bizim kumandanı mızdın. Kıbrıs’ta Beşparmak Dağları’na nasıl çıkardık tankları." deyince Şeyhzâde Ahmet Efendi Hu Dede'ye bakar, parmağıyla "sus" işareti yapar.
 Hu Dede'nin saklısı, gizlisi yoktur. Yüksek perdeden "Niye susayım efendim. Harbi biz böyle kazanmadık mı" der.
CEHENNEM ATEŞİNİN YANINDA
 Eşref Akçadağ adlı Sorgunlu bir hemşehrimiz Hu Dede ile ilgili bir hatırasını şöyle anlatıyor: Ben 12 yaşında iken sabah namazı çıkısı babam rahmetli Hu Dede'yi sabah kahvaltısına bize getirdi. Bir defasında şiddetli kış idi. Hiç aklımdan çıkmaz. Nar gibi kok kömürü yakılan Bakgör marka bir sobamız vardı. Rahmetli annem kömürü biraz fazla koymuş, herhalde soba nar gibi kızarmış. Sobaya bakmamız imkansız. İnsanın gözünü alıyor. Babamla İhsan Dede içeri girdi ve İhsan dede "Hu Hu Allah!" deyip o yanan sobaya sarıldı. Şaşdım, kaldım. O soba elini yakmadı. "Cehennem ateşinin yanında bu neki" derdi. Kuyrukda bende arkasında elimizde iki taş alırdık İhsan Dede önde, biz arkada "Allah" diye yürür ve taşları birbirine vururduk."
KIRIKKALE’DE SON
YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
 İhsan Dede; uzun süre Sorgun'da yaşadı. Daha sonra Kırıkkale'de hayatını sürdürdü. Kırıkkale halkı kendisine çok büyük hürmet ve sevgi besledi, halkın gönlünde taht kurdu. Vaktinin büyük bir çoğunluğunu Kur'an okuyarak geçirdi.
 Hastalandı. Uzun süredir hastalık çekti. Kırıkkale'de 17 Kasım 2012 tarihinde hayatını kaybetti, beka alemine göçtü.
 İhsan dede, Çarşı Camiinde çok kalabalık cemaatin katıldığı kılınan öğle namazına müteakiben Yuva Mezarlığına defnedildi.
 Dualarla Uğurlandı. İhsan Dede’nin cenaze törenine çok sayıda katılım oldu. Siyasetçiler, bürokratlar ve şehrin eşrafı İhsan Dede’yi cenaze töreninde yalnız bırakmadı. Şehirde herkesin tanıdığı ve bildiği İhsan Dede Hak’ka giderken dualarla uğurlandı.
Yozgatlı olan ancak uzun zamandır Kırıkkale’de yaşayan İhsan Dede’yi hemşehrileri de yalnız bırakmadı.
 EVİNDE 15 BİN KUR’AN
 Sevenlerinin omuzlarında ebediyete uğurlandı Hu Dede... Vefatının ardından kaldığı evinden 15 bin adet Kuran-ı Kerim çıktığı söylendi. Kitaplarının kendi isteği doğrultusunda Kırıkkale'deki Kur'an Kursları ve öğrencilere, Nijerya, Somali gibi Kuran-ı Kerim’in az bulunduğu ülkelere dağıtıldı.
O, Allah için yaşadı, Allah için konuştu ve her işi Allah rızası için yaptı
Allah gani gani rahmet eylesin.

Bu haber 151 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
"Kömür Hikayesi Kötü Sonla mı Bitecek"09 Ocak 2020

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN