Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

GIRMIZININ BABALI GAÇA?

Rıfat Çakır

15 Eylül 2010, 18:13

Rıfat Çakır

Geçtiğimiz yıl köyden Ankara’ya gelirken Sorgun’da Perşembe Pazarı’na uğradık. Eylül ayının başlarıydı. Pazar yeri işte her şey var. Eski hal binasının girişinden, pazar yerlerinin ara bölmelerine kadar köylerden gelenler kendi ürettikleri ürünlerini satıyordu. Ticarete alışanlar yırtık yırtık bağırıyor, acemi olanlar pısırık pısırık oturuyor, içine kapanık ve ezik ruhlu garibanlar ise müşteri kaç liradan istiyorsa itiraz edemeden, sesini çıkaramadan zararına veriyorlardı.
    Hanım menemen konservesi yapacağım, dometes ve biber alalım dedi. Temiz yüzlü, sert mizaçlı, sevimli ve şeker bir ihtiyarın tezgahına yaklaştık. Tipik bir Yozgatlıydı işte.. Ürünlerinden alıyorduk ki; yanında açık yeşil naylon ayakkabılı, bürükten yaşmaklı, yöremiz atkılı bir hanımıyla, lastik ayakkabılı, mesli, babayiğit ve aynı sert mizaçta, hacı takkeli ihtiyar bir hemşehrimiz daha geldi. Tezgahtaki amcaya,
    “Bibioğlu gırmızının babalı gaça” dedi.
    -Gormüyonnu gardaşım, kâhatta yazılı, niye avara ediyon insanı.. dedi amca. Bu söze hanımının yanında alınganlık gösteren diğer amca birden sinirlendi ve…
    -Gırmızına kahıyım, insan gibi sorduh, niye navrağını eşgiderek cuvap veriyon, bah hele, Allahalla… dedi.
    Tezgahtar amcada küfüre zam yaparak daha kötü bir açıklama yaptı ya, her ikiside ateşli bir döğüşe tutuştu. En az 80’er yaşlarında biyolojik ömürlerini tamamlamış ihtiyar adamlar. Bastonunun ucuyla gırmızı gaça diyen amcanın döş kısmına “gastir diyerek sinirlice dürttü. Hemen aralamaya başladık ya, küfürlerin bini bir para.. Diğer amcanın hanımı makinelı tüfek gibi küfürler yağdırıyor ama aklımda kalanlar,
    - Donuz şikirsiz, mar eşşanin gasgasladığı, herif insan gibi gırmızıyı soruyo da, gulâanı gımçıdıyo, sıracalı kafir.. falan diyor.
    Neyse araya millet girdi kavgayı bitirdi. Ama küfürlü açıklamalar, demeçler sürüyordu. İhtiyar hacı amca karısıyla 7-8 tezgah uzaklaştırıldı. Ama siniri bir türlü yatışmadığından, oralardan hâlâ bol küfürlü sesi geliyordu…
    -Babayın anayım aşını içiyim arhadaş, gırmızı gaça diyomda eyâasini vererek gonuşuyo la,…..    Ba ba ba ba bah….  daha ordan beni kişifliyo bah… Beri bah… döşüme asayı kahdın, millete duva et, yohsa seni orda oğursedirdim namısız papaz….
    - Ula ordan ürme, gel öze inek kim kimi oğursediyo, buğelek dutmuş gibi gaçıpda peykelerden hoörme, Topcu’da duruyon, Divanlı’ya ürüyon.. yanına bi fışgı avrat almış, bazarın dirliğini bozuyo ırzı gırıh...
    Tabii ki bir hücum daha.. Ayakta durmaya mecalleri olmayan iki ihtiyar ateş parçası kesildiler. Yarabbi Pazar tüm onlara gülüyordu.
    Maalesef kötü bir diyalog ama unuttuğum bu sözleri orijinal şivemizle  sarfeden iki ihtiyarıda sevimliliklerinden dolayı kucaklayıp öpesim geliyordu. Yaşlı teyze kocasını savunurken,
    -Kafir papaz, bi peşgır alda sanıttığın yerde ağzıyın keşini sil. İki gubürlü go gırmızı satmah üçun ona buna oşuhculuh ediyo, bizede ılgıyo… Vallaha herifi guverirsem gicişiğini alır…… derken tezgahtaki ihtiyar amcada teyzeye sadece;
    -Gız get, şu oküzüyün zelvesini bağla.. yohsa pöçüğünü, duşgasını gırarım, dölekcağane gedin şurdan… diyordu.
    Allahım Ankara’ya gelene kadar gülmekten karnımın derileri ağrıdı. Hatta gülme krizlerim yüzünden arabamı üç-dört kez kenara çekip kahkahalarımın geçmesini ve kendime gelmeyi bekledim.    Şöyle yüzlerine bir baksanız içlerinde bir gram bile kin yoktur. Bir anlık öfke.. Birbirleriyle mekanlarında karşılaşsalar mutlaka misafir edip ağırlarlar. Kalpleri temiz, delilikleri dışına, ani öfke furyası ve ortaya çıkan yöresel komedi…
    Zâalatma ve ganırtma kelimelerini otuz senedir ilk defa duyuyordum. Beni krize sokan kelimelerde bunlardı zaten. Birden şu fıkrayı hatırladım. 
    Peyikli adamın biri vaktiyle Perşembe Pazarına sabah erken gelmiş. Böyle bir diyalog sonunda çıkan döğüş sonunda pazarcılardan dayak yemiş ve köyüne dönüyormuş. Pazara giden diğer köylüleriyle karşılaşmış. Pazar nasıl Şekir dayı demişler. O da bazarın dadı yoh... demiş
    Yozgat deyince aklıma Selam Gazetesi’nin sahibi Durali DOĞAN hocam gelir. Şairlerimizi, yazarlarımızı, oyunlarımızı, vs. bir çok kültürümüzü fedakar araştırmalar yaparak belgeliyor. Ne olur yani kaybolmaya yüz tutmuş şu sempatik şivelerimizle de oyunlar, piyesler yazsa..

Bu haber 2409 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Konya İzlenimleri23 Şubat 2017

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN