Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Firik Üretmek

Rıfat Çakır

15 Eylül 2010, 18:11

Rıfat Çakır

Her yörenin kendine has doğal yiyecekleri mevcuttur. Açık arazide aç kalınsa müracaat edilecek bitkileri ve hayvansal ürünleri vardır. Örneğin ormanlık bir alandaysanız mantar türleri, deniz kenarındaysanız midye közlemesi, dağlık bir alandaysanız ışkın, köklü bitkiler vs. yüzlerce sıralama yapabileceğimiz zeminine, iklimine uygun güzellikleri bulunur.
    Gözünü sevdiğim Yozgatımızda bu çeşitlerin en bolu, en lezzetlisi ve en seçeneklileri mevcuttur. Hele hele de doğadaki gezileriniz bahar ve yaz aylarına denk gelirse neler neler ikram eder size arazimiz…
    Haziran ayının ortalarında ekinlik bölgelerinde kılçıkları sararmış buğdaylar, kökleriyle birlikte sökülerek uygun bir zeminde ateşe verilir, saplarının yanıp tükendiği anda tane tane başakları küller arasından seçilerek biriktirilirdi. İşte o başakları ters çevrilmiş bir kalbur üzerinde ufalayarak samanlarından ayrılır, üfleyerek ayrıştırıldıktan sonra avuç avuç yenilirdi.
    O tadı ben size nasıl anlatsam bilmiyorum ki… Doyulmaz,  vazgeçilmez bir lezzettir o. Ortamı tadına, tadı ortamına katkı sağlar. Her şey insanı dinçleştirmek ve neşelendirmek için yarış halindedir adeta. Hele helede Sarı Bursa cinsi buğday ekili bir tarladaysanız, nasıl doyacaksınız ki.  Ağız kısmınız ve elleriniz kap kara, gözünüz yine uçsuz bucaksız ekin tarlalarında olur. Doyamazsınız ki zaten mübareğe.
    Dumanı gören koşar gelir. Bilirlerki orada firik ütüyorlar. Aslında zahmetli bir şey de değil. Kalbur  falan varsa işimiz daha kolay diye koşarlar. Birde bizim memleketimizin her yemeği muhabetle güzelleşir. Örneğin arabaşı yemeğini kim öğün yemeği olarak yer. Kalabalık gruplarla muhabbet edilerek yenen bir yemektir. Tüm yemeklerimizin tuzu, biberi, sosu, şekeri dosttur, arkadaştır, yarendir, komşudur, misafirdir…  Yalnız boğazından su bile aşmaz Yozgatlının. Dostsuz lokmalar yutulmaz biliriz.
    Yarış halinde ufalanır kalbur üzerinde közlenmiş ekin başakları. Alt tarafta ala sıcaklı yup yumuşak buğday taneleri. Savur Allah savur. Ye babam ye.
    Yozgattan ayrılan hemşehrilerim belkide şimdi firik lafını duyunca hatırlamışlardır. Çoğumuz unuttuk bu güzelliği. Çiğdem pilavını, pekmez dökülerek yenen dişli kar tatlısını, fığ işlemeyi, mercimek işlemeyi, gobelek közlemeyi, koremezi, çullamayı, ekmek aşını, suvannamayı, omacı, go pahla gavurmasını, kabak çiçeği dolmasını, yufka ekmek üzerine bulgur pilavı dökerek kesekli çalhamayla yemeyi, yeşil soğan pürleri ile yufka ekmeğe dürüm yapıp yemeyi, çocukluk günlerimizde şeker ıslatarak dürüm almayı, yoğurtlu, çalmalı dürümü, çokelikli dürümü….
    Şimdi ne yersen ye asit yapar ağzında. Köy şartlarında yetişmiş bir tavuğu kesip pişirdiğimizde saatlerce kemiklerini kemirirdik. Derisi, ibiği, taşlığı, çiğeri hiç israf edilmez ve bütünüyle tüketilirdi. Şimdi derisini soyuyor, yağlı yerlerinden arındırılıyor, çoğu yerine dokunmadan çöpe atıyoruz. Ne lezzeti var, ne muhabbeti.
    Neyse… İç karartıcı durumlarımızdan bahsetmeyi bırakalım da, Haziran aylarında memleketimize gittiğimizde iyi bir firik ütelim oldumu. Fığ ve mercimek işlemeyi de unutmayın ha. Yozgatımız hala aynı yerinde duruyor. Sadece eksik olan biz gurbetçilerin vefa ve sadakati…
    Hepinizi özlem ve muhabetle selamlıyorum…

Bu haber 1644 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Konya İzlenimleri23 Şubat 2017

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN