Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Neşet Ertaş Efsanesi

Durali Doğan

26 Eylül 2012, 07:59

Durali Doğan

            “Bir kazma al, bir kürek Mezarımı kaz diyen” efsane isim, ”Bozkırın Tezenesi” ünvanıyla halka mal olan büyük ustayı kaybettik.
             “Abdal Gönlü” ile halkın gönlünü kazanmış, yarım asırdan fazla Türk milletinin gönül hizmetinde bulunmuştu.
             Babası Muharrem Ertaş’ın ve mensubu olduğu milletimizin öz kültürünün izinde yürüdü.
             “Kalktı göç eyledi de Avşar illeri” uzun havasıyla unutamadığımız Muharrem Ertaş’la ilkokul yıllarında tanışmıştık.
              Neşet Ertaş’ta bu çığlığın sesi oldu.
             Efsane Neşet Ertaş sağlığında da, ölürken de babasının yolunu takip etti . 
             Yaşar Kemal’in verdiği “Bozkırın Tezenesi” ünvanını alıncaya kadar köy köy, kasaba kasaba düğünlerde, derneklerde saz çalıp hayatta kalma mücadelesi verdi.
             Kendi deyimiyle “6 yaşından beri insan hizmetinde, gönül hizmetindeydi” o. 
             “Benim gibi kara suratlı” diyecek kadar mütevazi bir gönül hizmetçisiydi o. 
             Devlet sanatçısı olmak için kılıktan kılığa girenlere inat kendisine bu teklif geldiğinde “Biz bu devletin sanatçısıyız zaten, ayrıca devlet sanatçılığı ne demek, ayrımcılık bu” dedi. 
             O “bir Garipti”.
             Garip yaşadı, garip öldü.
             Çağrıldığı yere erinmedi, çağrılmadığı yerde görünmedi.
             Bizim kuşak onun plaklarıyla büyüdü. 
             “İki büyük nimetim var, biri anam, biri yârim”i ondan dinledik. 
             Mühür Gözlüm, Seher Vakti, Gönül Dağı” türküleri ile yüreğimizde yer etti. 
             Gönül telimizi depreştirdi.
             “Suçun sorumlusu ruhtur,
              Vücudun günahı yoktur, 
             Şüphesiz ki her can haktır, 
             İncitme canı incitme”
             Diyecek kadar hassas bir gönle sahipti.
             Çocuk yaşta yazdığı şiirinde uhrevi hayata gideceği güne hazır gibiydi:
              “Bir ruh iken girdim bir can içine,    Karıştım o an her can içine..”
             Anadolu Türkmen-Abdal müzik geleneğinin gelmiş geçmiş en büyük sesi olan Kırşehir’deki babasının mezarının ayak ucuna gömülmesini vasiyet ederken; Abdal ailesine ve halkına bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
             İnna lillah ve inna ileyhi raciun (
             "Şüphesiz biz Allah'tan geldik ve o'na döneceğiz."
             Vefat haberi hepimizi üzdü.
             O geç farkedildi, tez kaybedildi. 
             Yazımı Neşet Ertaş’ın türkülerinin birçoğunu ezbere bilen, ona büyük hayranlık besleyen değerli arkadaşım İsmail Harmancı’nın bu yazıyı yazarken elime tutuşturduğu rahmetlinin bir kıta şiiriyle noktalıyorum. 

              Sevgi herşeyden ezeldir
              Sevgi herşeyi düzeltir
              Sevince herşey gözeldir
              Divane divane divane gönlüm. 

              Allah gani gani rahmet eylesin, 
              Toprağı bol, ruhu şad olsun.

Bu haber 1650 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Konya İzlenimleri23 Şubat 2017

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN