Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Yozgat'ta gençlerin askere uğurlanışı

Durali Doğan

15 Eylül 2010, 17:33

Durali Doğan

Bu yazı İlköğretim 8. sınıf Türkçe kitaplarının “Milli Kültür” bölümünün 52-55. sayfalarında yer aldı. Yaşar ve Saliha Ceyhan tarafından hazırlanan ders kitapları Talim ve Terbiye Kurulunun 14.02.2008 tarih ve 100 sayılı kurul kararıyla 2008-2009 öğretim yılından itibaren beş yıl süreyle okutulacak.


         ŞEREFLİCE ASKERLİK YAPMAK
          Her Türk gencinin gönlündeki aslan "Şereflice askerlik yapmaktır. Bü*yüklerimiz tarafından hayata insanın iki defa geldiği söylenir. Doğmak bir, askerden teskere almak iki. Halkımız arasında onun içindir ki askerliğini yapmayanı adamdan saymazlar. Askerliğini yapmayan insan hayat potasında pişmemiştir. Tahsillide olsa o ocakta yetişmediği için cahildir. Cemakadır. Ne zaman ki askerliğini yapar, o zaman herkes taralından güvenilir, kız verilir, iş verilir, şahsına bir değer verilir. Ailesi ana ocağı ise, asker kucağı da baba ocağıdır.

ANNEM BENİ YETİŞTİRDİ
Annem beni yetiştirdi
Bu vatana yolladı
Teslim etti al sancağı
Allah' a ısmarladı
türküsü bir destandır anlatılır dilden dile, gönülden gönüle...
 Pusula gününü heyecanla bekler gençler. Hele pusulası çokan gençlerin ise önünden geçilmez olur. Vatani vazifeye çağırılan genç, heyecanlıdır, atiktir, neşelidir, gruplar halinde gezmelerinden asker oldukları hemen fark edilir.

          DAVULLU ZURNALI
          DAVET GEZMELER
          Sekiz-on gün onlar için, davet gezme, akraba ziyaret etme, arkadaşlarıyla çalıp, söyleme, eğlenme günüdür. Akraba, hısım, komşu tarafından davet edilirler. Davetlere özellikle pusulası çıkan gençler topluca katılırlar. Akşam yemeklerini yedikten, çaylarını, kahvelerini içtikten sonra yine topluca ayrı bir delikanlı odasında toplanırlar. Oyunlar oynarlar, türküler çağırırlar, şakalar yaparlar. Askere gidisin, geçmişte ve gelecekteki yaşantılarının bir değerlendirmesini yaparlar. Bazı köylerde bîr halta Önce gençler arasında para toplayarak davul zurna tutarlar. Bir hafta davullu zurnalı davet gezerler. Eskiden bu günlerde harman yerlerine soşler yakılır, "Sinsinler oynanırmış. Yakın köylerden askere gideceklerde bu "Sinsin" oyununa katılırlarmış.

            HÜZÜN VE SEVİNÇ BİR ARAD
            Sözlü, nişanlı ve özellikle evli gençler daha hüzünlü görünürler. Günler yaklaştıkça üzüntüleri artar. Bu gençler bu günlerde babalarından, köyün yaşlılarından askerlik hatıralarını dinlemeyi pek severler. Aynı şeyleri yaşayacaklarını düşünerek, büyüklerinin anlattıklarına dikkat kesilirler.
 Davet, eğlence, derken sıra ayrılığa gelir. Köyden ayrılacakları gün bütün köy halkı toplanır. Gençler sabah na*mazını camide kılarlar. Evlerinden ha*zırladıkları çantalarını, yûl azıklarını aldıktan sonra belirli bir yerde top*lanırlar. Köyün imamıı dua yapar. Bu dua her yıl ya köyün orta yerinde, ya evliya varsa orada yapılır, imam "Dev*letimizin ve milletimizin bekçiliğini bir nöbet anlayışı ve bayrak teslimi içerisinde yapmaları, sağ salim dönmeleri, hayır ve uğurlu gidip gelmeleri için" Allah'tan niyazda bulunur. Kalabalık "Amin" der.
 
           KINALI KUZULAR
           DUALARLA UĞURLANIR
 Anneler ağlamaktadır. Gençlerin ağlaması iyi sayılmaz ve hoş karşılanmaz. Davul-zurnanın eşliğinde, elleri ve saçları kınalanmış kınalı kuzular dualarla uğurlanırlar. Bayrak takılmış arabalara binip, davul zurna çalarak kasabaya kadar giderler, kasabada tur atar, halay çekerler. Her genç pusulasında belirtilen birliğine gitmek üzere kasabadan vedalaşır. Yola revan olurlar.

           ASKERİN İLK MEKTUBU GELİR
          Onbeş gün sonra askerin ilk mektubu anasına ulaşır, bu mektup çok değerlidir, ilk mektup tavuk, kaz, hindi alınmadan verilmez. Annesi heyecanla "mektubun müjdesi"ni verir. Mektupta neler yazılıdır,neler..

           YÜKSEK BİR TÜRK 
          GENCİNE TAKDİMDİR
  Asker mektubu selamla başlar, mani ile bitir. Bu maniler hasret, gurur ve yâr doludur. Anne veya baba da oğluna yazdığı mektubunun başına şu abide, yüce duygunun, düşüncenin ifade edildiği cümleyi yazdırır:
           "Yüksek Bir Türk Gencine Takdimdir".

Bu haber 2892 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Konya İzlenimleri23 Şubat 2017

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN