Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

KAHRAMAN GAZİLERİMİZE SELAM OLSUN

Durali Doğan

20 Eylül 2011, 08:00

Durali Doğan

           Terörün verdiği acıyı yaşayanlar sadece şehit aileleri değil. Sayıları yüzlerden de fazla olan gazilerimiz var... Bedenlerinin bir parçasıyla birlikte, umutlarını da Güney Doğu'da bırakan... Davul-zurnalarla uğurlandıkları evlerine tekerlekli sandalyelerle dönen... ve tabii onların aileleri, eşleri çocukları, kardeşleri var..
            19 Eylül Gaziler Gününde bu kahramanları bir kez daha saygı ve minnetle andık.  
            Bu kutlu gaziler gününde en çok hatırlanacak olanlar şehitlerimiz.
            Her şeyimizi varlığmızı ve yokluğumuzu onlara borçluyuz.
            O KORE ŞEHİDİ
            "Olay 1974 yılında yapılan Kıbrıs Harekatı'nda yaşanmış. Savaş sırasında bir gün, bizim askerlerden birinin yanına bir başka Mehmetçik gelmiş. Biraz hoşbeşten sonra, ailesine ulaştırması için ona bir mektup vermiş. Bizim ki, "Kardeşim savaştayız. Kimin ne olacağı belli değil ki.
 Belki sen gidersin de, ben kalırım" dese de diğer asker, sürekli, "Hayır sen gideceksin, ben kalacağım," diyormuş. Sonunda başa çıkamayınca razı olmuş. Mektubu götüreceğine söz vermiş. Bir daha o askeri görmemiş. Bi süre sonra da olayı unutmuş. 
            Savaştan yıllar sonra, askerlikle ilgili eşyalarını karıştırırken bir anda eline o mektup geçmiş. Verdiği sözü tutmamış olmanın rahatsızlığıyla hemen mektubun üzerindeki adrese doğru yola çıkmış. Giderken de, "Döndüyse kendisini görürüm, şehit olduysa ailesine başsağlığı dileyip mektubu veririm" diye aklından geçiriyormuş. 
            Sonunda evi bulup kapıyı çalmış. Kapıyı açan yaşlı teyzeye, Kıbrıs'ta birlikte savaştıkları oğullarından bir mektup getirdiğini, kendisiyle görüşmek istediğini söylemiş. Kadın şaşkınlık içinde adamı içeri buyur edip kocasının yanına götürmüş. Yaşlı adam olayı dinledikten sonra, "İyi de evladım, bizim Kıbrıs'ta savaşan bir oğlumuz yok ki" demiş. Ardından da diğer odaya gitmiş ve elinde bi fotoğrafla geri dönmüş. Resmi bizimkine göstererek, "Sana mektubu veren bu muydu?" diye sormuş. Bizim Kıbrıs gazisinin gözleri parlamış: "Evet, işte bu askerdi. Ama Kıbrıs'ta savaşan oğlunuz yok demiştiniz." Anne çoktan gözyaşlarına boğulmuşmuş bile. Baba ise başını sallayıp üzüntülü bi sesle, "Evet bu bizim oğlumuz. Ancak Kıbrıs'ta değil, yıllar önce Kore'de şehit oldu" demiş. 
 
            ERKEN TERHİS
            Bi arkadaşım, başka bi erken terhis hikayesi anlatmıştı. Olay Kıbrıs a, Türk-Rum sınırındaki bi karargahta olmuş. Bi gece sınırda nöbet tutan erlerden biri, nöbet sırasında uyuyakalmış. Teftiş için dolaşan nöbetçi üstteğmen bunu farkedince, eri uyandırmamış, sadece silahını almış ve "20 dakika sonra nöbet devretmek için geldiğinde bakalım tüfeği için ne hikaye uyduracak? Biraz eğleniriz işte" diye düşünmüş. 20 dakika sonra nöbet değişiminde silahlar sayılmış, ama eksik yok. Üsteğmen kafayı yemiş. "Nasıl olur yaa" diye söylenmeye başlamış. Silahları tekrar tekrar saydırmış. Ama sonuç değişmemiş; hepsi tamammış.
            Silahını aldığı ere, "Seni nöbet yerinde uyurken yakalayıp silahını aldım. Ama şimdi silahlar tam. Açıklama istiyorum" demiş. Er boynunu büküp cevap vermiş, "Komutanım, uyandığımda baktım ki silahım yerinde yok. Sınırın karşı tarafına baktım, Rum askeri de benim gibi uyuyor. Gittim ben de onun silahını aldım." 
            Bu olay üzerine, o askerin teskereye daha epey bi günü olmasına rağmen, ertesi gün terhis edilmiş.

Bu haber 1915 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Konya İzlenimleri23 Şubat 2017

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN