Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!

YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!




YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!

(İSTİKLAL MARŞI ORATORYOSU)

ON TABLO

DURALİ DOĞAN

 (Bu oyun, millî gün ve gecelerde; açık meydanda yapılabileceği gibi, kapalı salonda da sahneye konabilir. Sesi mikrofonik kız ve erkek öğrenci veya bay, bayan öğretmen sunuculuk görevi yaparlar. Tablolardaki olaylar diğer oyuncular tarafından canlandırılır.)

BİRİNCİ TABLO

Bir destan yazdık.
Bir destan yazıyoruz...
Bir istiklal Destanı yazdık.
İstiklal Marşımızın destanını yeniden yazıyoruz.

- ( Fondan)

Dağ başım duman almış,
Gümüş dere durmaz akar.
Güneş ufuktan şimdi doğar,
Yürüyelim arkadaşlar!..

- Yıl 1918...
- Aylardan 30 Ekim.... Mondros Mütarekesi.
- İtilaf devletleri askerlerine evet dedik.
-  Tarih 13 Kasım 1918. İtilaf devletleri altmış parça savaş gemisiyle Çanakkale Boğazında.
-  3 Kasım 1918... İngilizler Urfa, Antep ve Maraş'ta

( Düşman askerleri tek tek sahneye çıkarlar. Türk bayrağını indirerek kendi bayraklarım çekerler)

-  Fransızlar Adana'da...
-  İtalyanlar Antalya'da...
-  15 Mayıs 1919
-  Yunanlılar İzmir'de!

(Fondan)

 Her geceyi güneş boğar
Ülkemizin günü doğar.
Yol uzun da olsa ne var,
Yürüyelim arkadaşlar!..

-  Ve Anadolu'da yakılan kurtuluş meşalesi.
-  19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Samsun'da.
-  Bir ses geliyor Anadolu'dan;
-  Bakın yankı yapıyor dağlardan!...
-  Bu ses Ağrıdan mı geliyor, Erciyesten mi?
- Yook  yook tanıdım bu sesi, Sakarya coşmuş!
-  Bu ses Mustafa Kemal'den geliyor.
-  Arkasından dağ dağ ordular geliyor...
-  Dudaklarında aynı türkü,
-  Gönüllerinde aynı sevgi,
-  Kalplerinde aynı artış

-  (Fondan koro halinde.)
VATAN...VATAN...VATAN....
Annem beni yetiştirdi
Bu vatana yolladı.
Al sancağı teslim etti.
Allah'a ısmarladı.

Boş oturma çalış dedi,
Hizmet eyle vatana.
Sudum sana helal etmem,
Saldırmazsan düşmana.
Arş ileri, marş ileri;
Dönmez geri, Türk Askeri...

-  Osmanlı İmparatorluğu hasta.
-  Millet düşkün.
-  Asker yorgun!
-  Bir şairin sesi geliyor Anadolu'dan.
- Tanıdım bu sesi...

(Fondan)
Bırak beni haykırayım, susarsam sen matem et.
Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet:
Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.

-   Haykır şairim şimdi söz senin.
-  (Bekler) Ses gelmez... Sustu mu ne?
-  Millet suskun, şair suskun...
-  Olur mu Allah'ım böyle olur mu?
-  Türk, düşmana acep esir olur mu?

( Fondan, koro halinde )
Olmaz...Olmaz....Olmaz!...

(Anadolu efesi sahneye gelir)

Efe-  " Olmaz!.. Olmaz bacım olmaz!.. Ben bu milletin Şairiyim. (İstiklal Marşı'nın birinci kıtasını okur.)
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.
Sönmeden yurdunum üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

İKİNCİ TABLO

-  Bu vatan için ne yapmadık ki;
-  Kimimiz destan yazdık.
-  Kimimiz şiir söyledik.
-  Kimimiz dipçik salladık düşmana.
-  Ne zaman?
-  Düşmanı yurttan kovana kadar.
-  22 Haziran 1919.
-  Mustafa Kemal Amasya'da.
-  Türk milletine mesaj:

(Fondan)- Milletin bağımsızlığını, yine milletin istek ve kararlılığı kurtaracaktır.

-  Ezanlar susturulmuş.
-  Bayrağımız dalgalanmıyor.
-  Mehmetler, Hasanlar, Hüseyinler
  ( Fondan helalleşme )
-  Köy köy, şehir şehir, yurt yurt...
-  Kara Fatmalar. Sarı Elifler, Nene Hatunlar

( Fondan Çanakkale türküsü )

- Oya oya, kıvrım kıvrım, nakış nakış...
- Nakşetmek için koca bir barış.
- Koştular vatan imdadına!...

(Kara Fatma sahneye gelerek bayrağımıza yalvarır)
Kara Fatma - Senin için can verdik, senin için kan verdik, senin için şan verdik... Sen bizim her şeyimizsin. Gökte yıldızımız ve Aydedemizsin. Niye sustun? Dedemin anlattığı o bayrak sen değil misin?  "Kızım, yüce dağda bir bayrak var. O bayrak dalgalanmak için rüzgar bekliyor." derdi. Söy-
le söyle Allah aşkına! Dalgalanmak için hangi ruzgarı bekli yorsun? Sabah ruzgarı mı! Kasırga mı, fırtına mı? Söyle ka- sırgaysa dağlardan kasırga koparayım. Bu millete bir gül. Şöyle efil efil essen olmaz mı? Sana kan verdik. Rengin atalarımın kanından olmadı mı? Ay ve yıldızın kanımızda şe- killenmedi mi? Yoksa istiklali bize çok mu görüyorsun. Hür yaşamadın mı! Alışık değil misin hür dalgalanmaya! Allah'a inanan Türk milletinin hakkı değil mi istiklal söylesene! (Ağlar... Diz çökerek ellerini açar.) Söylesene yalvarıyorum ey nazlı hilal!
Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilali
Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal!

ÜÇÜNCÜ TABLO

- Tarih 15 Mayıs 1919.
- Yunan işgal kuvvetleri İzmir'de...
-  Rumlar ve azınlıklarda alkış tufanı...
-  Önlerine geleni orada şehit ediyorlar.
-  Kışla ve mahalleler ateş içinde!
-  Millet paniğe kapılmış.
-  Vatan sahipsiz!
-  Bir ses daha geliyor uzaklardan;
-  Altta yer mi yarıldı,
-  Yoksa üstte gök mü çatladı Allah'ım!
-  Nereden geliyor bacım bu ses?
-  Tanımadın mı gardaş bu sesi?
-  Hangi şair bacım bu?
-  Mehmet Akif sesleniyor:
-  Kime... Kime sesleniyor?
-  Kahraman milletime...

Fondan :
Sahipsiz olan memleketin batması haktır.
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.

- Batmayacak bacım.
- Batmayacak kardaş.

Fondan - Ben...Sen...O...Biz..Siz...Onlar!...

- Parçalanmak yok,
- Bölünmek yok
- Yılmak yok
- Kaçmak yok.
- İstiklal davasından dönmek yok.
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
-  Duman duman olmuş İzmir,
-  Yanıyor gardaş yanıyor! (Sahneye duman verilir)

(Hasan Tahsin sahneye gelir)
- Ben gazeteci Hasan Tahsin, geliyorum bacım, geliyorum. (durur)
-  Sabır tükendi!
-  Bir gazeteci silaha davrandı.
- Nişan aldı. (Hasan Tahsin nişan alır. Silahını düşman askerinin üzerine ateşler)
- Yunan sancakçısı kurşunu alnından yedi. (Ardından
Hasan Tahsin'de vurulur)
- Kimdi bu yiğit bacım, adını sormadın mı?
- Sordum gardaş sordum, gazeteci Hasan Tahsin.
-  İlk kurşun anıtı.
-  Ruhun şad olsun yiğidim.
-  Sen rahat iyi şehidim.
-  Eğilmeyiz kırılırız.
-  Bize esaret zinciri celladın can alan yağlı urganından daha zor gelir.

-  İşte Miralay Süleyman Fethi!... (İki Yunan askeri Süleyman Fethi Bey'in kollarına girmiş, elleri zincirli, dipçikleyerek sahneye çıkarırlar.)
- Yasasın Venizelos diyeceksin.
- Hayır demiyorum!
- (Dipçiklerler) Diyeceksin!
- Kahpeler... Demeyeceğim. Ben sadece Allah'ın önünde eğilirim. Bayrağımın önünde diz çökerim.
- Yasasın Venizelos demezsen seni öldürürüz.
- Ölmek kaderde var. Fakat vatandan ayrılmak bana zor geliyor.
-  Türk müsün?
Bin bir Türk'üm dinim cinsim uludur,
Sinem özüm ateş ile doludur,
İnsan olan vatanının kuludur,
Elde silah, evde durmaz giderim.
-  Söyle yoksa öldüreceğiz.
(Kollarını silkerek ellerinden kurtulur. İstiklal Marşı'nın üçüncü kıtasını okur. )
Bin ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.
(Kolundaki zinciri koparır)
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım,
Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım

(Düşman askerleri arkasından ateş ederler. Şehit olur.)

DÖRDÜNCÜ TABLO

(Bu tabloda yapılan kongreler ve ilk Meclisin açılışı anlatılır)
-22 Haziran 1919
-  Mustafa Kemal Amasya'da.
-  Ve Amasya Genelgesi.
-  Alınan kararlar:
(Fondan)
- Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.
- Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararlığı kurtaracaktır.
-  Amasya'dan, Erzurum'a.
- 23 Temmuz 1919
- Erzurum Kongresi. (4 milletvekili sahnede yerlerini alırlar)
-  Kongre Başkanı Mustafa Kemal (Alkışlarlar)
- Alınan kararlar:

(Fondan Mustafa Kemal'in sesi)

-  Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür.
-  Manda ve himaye kabul edilmez. (Alkışlanır)
-  Erzurum'dan Sivas'a...
- Tarih 4 Eylül 1919.
- Sivas Kongresi.
- Başkan Mustafa Kemal (Alkışlanır)
-  Alınan kararlar:
(Fondan Mustafa Kemal'in sesi)
- Yabancı işgaline karşı millet birleşerek karşı koyacaktır.
- Manda ve himaye kabul edilmez. (Alkışlanır)
- 27 Aralık 1919.
- Mustafa Kemal Ankara'da.
-  16 Mart 1920.
-  İngilizler İstanbul'da.
- Uyan Ey Fatih Sultan Mehmet Han!
- Şehitler diyarında İngilizler dolaşıyor.
- Yine bir ses geliyor Ankara semalarından...
(Fondan)
Vatanın bağrına düşman dayamış hançerin!,
Yok mu kurtaracak bahtı kara maderini!

- Ve Mustafa Kemal geliyor kürsüye.

(FONDAN)
Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini.
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.

- Tarih 23 Nisan 1920.
- Günlerden Cuma.
- 377 milletvekili
- Kurtuluş meşalesini ateşliyorlar (meşaleyi ateşlerler)
- T.B.M.M.'i açılıyor.
- Başkanlığa Mustafa Kemal seçiliyordu.

 Fondan M. Kemal'in sesi- Arkadaşlar! T.B.M.M. nin ilk oturumunu açıyorum. Mecliste toplanmış olan milli iradeyi vatanın kaderine hakim tanımak esastır. T.B.M.M. nin üstünde bir kuvvet yoktur. T.B.M.M. i kanun yapmak ve kanunları yürütmek yetkisine sahiptir.
(Alkışlarlar, oturum sona erer. Üyeler sahneden inerler.)
- Meclis gece gündüz kararlar alıyordu.
- Ama düşman güçlüydü.
- Medeniyet diye diye,
- Güzel İzmir'imizi.
- Yedi düvele bedel
- İstanbul'umuzu ateşlere vermişlerdi.
- Bu muydu medeniyet?
- Bu muydu Avrupalı?
- Türk milletini boğmak isteyen tek dişli canavardan başka neye benziyorlardı?
- Anadolu ayaktaydı.
- Anadolu şahlanmıştı.

(Sunucular inerler)

(Bir gönüllü elinde silahıyla sahneye gelir.)
 Mehmet - Ben Anadolu' dan geliyorum. Adım Mehmet.
Düşman zırhlıymış. Düşman çokmuş. Düşman canavar gibiymiş! Vız gelir, tırıs gider! Şu tepenin arkası Ankara, şu tepenin arkası İstanbul diye onlar askerlerini kandıra dursunlar. Benim gönlümde tek aslan yatmaktadır. Şehit olmak! Şehit olmak! Ve bayrağımın gölgesinde huzur içinde yatmak ...
Ey göklerin kızıl ve beyaz süsü.
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.
Işık ışık. dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum.
Senin destanını yazacağım.
Yarın şafak vakti Ege'nin mavi sularına şehitlerimizin kanıyla, tüfengimin mermisiyle şunları yazacağım. ( İstiklal Marşının dördüncü kıtasını okur.)
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!

BEŞİNCİ TABLO

-  Bir Millet uyanıyor!
-  Yediden yetmişe bir millet uyanıyor!
-  Düşmanın açtığı çukurlar,
-  Dağlardan koparılan kayalarla dolduruluyor!
( Fondan koro)- Biz geliyoruz. Tüm Anadolu...
( Üç kız, yedi erkek değişik kıyafetlerde sahneye çıkarlar. Sahneye çıkan süngü sallama hareketi yapar.)
-  Tek kalp.
-  Tek beyin!
-  Tek yumruk!
-  Tankla değil, tüfekle!
-  Çelikle değil, tahtayla!
-  Dağ demeyip, taş demeyip!
-  Kar demeyip, kış demeyip!
-  Engelleri aşa aşa
- Dağa, tasa, ovaya...
-Vatan haritasını çize çize !...
(Türkiye haritasını çizerler.)
Hepsi birden- Biz geliyoruz. Kuvayı Milliyeciler!..
(Tüfeklerini havaya aynı düzende kaldırarak dururlar. Aşağıdaki kıtayı hareketli olarak söylerler.)
Biz devlerin, fillerin,
Diz çöktüğü kuvvetiz. (Çökerler)
Eski yeni dillerin,
Anlattığı milletiz! (Kalkarlar)
(Üç defa tekrarlanır)
(Fondan 'VUR" şiiri okunurken sahnedekiler düşmana süngü sallama hareketi yapar. Şiir bitinceye kadar tek tek şehit olurlar.)
Vur!...
Vur ey Türk vatanın bakirlerine!
Ateşten gömleği biçenleri vur!....
Vur!
Kemikten taslarla şarap yerine,
Şehitler kanını içenleri vur!
Vur!
Vur! Vur!
Vur! Katlin o kızıl sabahlarıyla
Bir kavmi iplere çekenleri vur!..
Vur!
Vur! Zulmün o kanlı urganlarıyla
Dünyaya ölümler ekenleri vur!
Vur!
(Sonunda iki asker kalır. Biri de vurulur. Düşerken diğeri tutar)
- Vatan yolunda ölmekte var arkadaş! Fakat bu mazlum milletimin üzerine istiklal güneşinin doğduğunu görür gibi oluyorum. (Elinde tuttuğu bayrağı uzatır) Bayrağımız yere düşmesin. Arkadaş, senden bir isteğim daha var: Yapacağına söz verir misin?
-  Söz arkadaş!
(Soluk soluğa İstiklal Marşı'nın beşinci kıtasını okur.)
Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vaadettiği günler Hakk'ın
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.
(Şehit olur)

ALTINCI TABLO

- Kars'tan Edirne'ye. Edirne'den, Azerbaycan'a...

- - Mersin'den Sinop'a....
- - Bu topraklar şehit kanlarıyla sulanmış.
- - Bu topraklarda kefensiz şehitler yatmakta.

- (Antep savunması. Antepli kadınlar, yaşlılar çoluk çocuk sahneye çıkarlar)

- Bir yaşlı dede -  (Öne çıkar) Antepliler! Türk orduları dağıldı. Şimdi Antep'i almak istiyorlar. Fransız kuvvetleri durmadan ilerliyorlar. Bunlara karşı Antepi müdafaa edeceğiz. Bu kararımıza ne dersiniz?
- - Ne ile?
- - Hangi silahla?
- - Tahtayla mı?
-  Bir genç - Evet Tahtayla. Fransız bayrağı altında yaşamaktansa, Antep mezaristana dönsün daha iyi.
- - Silahı nasıl temin etmeli. Silahımız ve cephanemiz yok.
-  Bir Antepli kadın öne çıkar - Ey konu komşu. Antepliler! Anadolu'muzun bu güzel beldesini yangına veriyorlar. Ve onun kahraman evlatlarını acımadan öldürüyorlar. Türkün hürriyeti niçin tanınmıyor? Namusumuz neden çiğneniyor? Olsun fırtınalardan sonra parlak güneşler, hazanlardan sonra şu güzel çiçekler göründüğü gibi, dertlerden sonra saadet günleri gelir.
-  (Seyircinin gözlerine baka baka İstiklal Marşının altıncı kıtasını okur.)
- Seni Sen! Sen!
- Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı
- Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı
- Sen şehit oğlusun yazıktır incitme atanı
- Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

- Hepsi de ileriye birer adım atarlar. - Silahımız yoksa Antep'in her taşı bir kurşundur. Üzerlerine silahsız da atılırız. Boğazlarından tutar, başlarını Antep'in kayalarına çarpa çarpa öldürürüz. öldürürüz! öldürürüz!
- Antepli genç kız- (İstiklal Marşı'nın yedinci kıtasını okur)
- Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda.
- Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda!
- Canı cananı bütün varımı alsın da Huda,
- Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda!

- SEKİZİNCİ TABLO

- (Sahnede Subay ve bir asker vardır. Subay sinirli gezinmektedir.)
- Asker - Ordu yok
- Subay - Yapılır.
- -  Fakat bunun için para lazım.
- -  Bulunur.
- -  Bulduk diyelim. Düşmanlarımız kuvvetli.
- -  Olsun bu azim ve kuvvetle yenilir.
- -  Emriniz Komutanım!
- - Hattı müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz!
- (Gönüllüler sırasıyla sahneye çıkarlar)
- -  Ben Kara Halil!
- -  Ben Çolak Hüseyin!
- -  Ben Kara Fatma!
- -  Ben Topal Mehmet!
- -  Ben Hasan Efe!
- -  Ben Nene Hatun!
- -  Ben Karabekir!
- -  Ben Adalı Osman!
- -  Ben Çakırcalı!
- - Ben Elif Kız!

- (Elif diz çökerek İstiklal Marşı'nın sekizinci kıtasını okur.
- Ruhumun senden ilahî şudur ancak emeli,
- Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli
- Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli
- Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli!

- DOKUZUNCU TABLO


-  (Sekizinci Tablonun devamı olarak Elif Kızdan sonra Çakırcalı İstiklal Marşı'nın dokuzuncu kıtasını okur.)
- O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım.
- Her cerihamdan ilahî boşanıp kanlı yaşım.
- Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım,
- O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

- ONUNCU TABLO

-  (Sekizinci tablodakiler sahnede yerlerini alarak daire şeklinde dizilirler. Ant içerler.)
- Hepsi birden -
- Allah'ım bu seferlik izin ver.
- Yazamadık tunca mermer üstüne.
- Nakşolunsun andımız,
- Yerler gökler üstüne!
- (Silahlarını üst üste uzatırlar)
- Allaha
- Vatana.
- Millete
- Bayrağa.
- Kuran'a.
- Ve silaha yemin olsun!
- Şehitlerimiz ve gazilerimiz emin olsun.
- Savaşımız son damla akana kadardır.
- Düşmeyeceğiz
- Yılmayacağız!
- Yıkılmayacağız!
- YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
- YA İSTtKLAL, YA ÖLÜM!
- YA İSTİKLAL. YA ÖLÜM!
- (Fondan)
- (Sahne karartılır)
- - Hücum arkadaşlar!
- (Fondan silah sesleri ve karışık sesler verilir)
- - Vurun yiğitlerim! Aslanlarım!
- - Vurun arkadaşlar!
- - Vurun Allah aşkı için!
- - Vurun Vatan aşkı için!
- - Vurun bacı için!....
- - Vurun gardaş için!....
- - Vurun bayrak için!.....
-  (Sahnedekiler süngü sallama hareketi yaparken sahne gerisindekiler veya meydandakiler savaş tablosunu canlandırırlar. Hücum emriyle direğe bağlı bayrağa sarılı kızı kurtarırlar. Askerler sahneye çıkarlar. Sahnedekilerle birlikte Yunan bayrağını indirip, Türk bayrağını çekerler.)
- (Fondan)
- Bir güneş doğdu Anadolu ufkunda!
- Büyük Türk milletinin hürriyet ve istiklal aşkı: Cumhuriyet!
- (Sahnedekiler üç defa)
- CUMHURİYET!
- CUMHURİYET!
- CUMHURİYET!
- YAŞASIN CUMHURİYET!
- YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ

- (Hepsi birden İstiklal Marşı'nın son kıtasını okurlar.

- Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
- Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal
- Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
- Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet
- Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal!

- BİTTİ
- DURALİ DOĞAN

 

 

-----------------------------------------------------------------------

Sılam Basın Yayın Matbaacılık Ltd. Şti.
Durali Doğan
Atatürk Bulvarı Özel Apt. No: 29/D Sorgun/YOZGAT
Tel: (0354) 415 2020 
         0533  346 8889

 

Bu sayfa 2829 defa görüntülenmiştir.

Konya İzlenimleri23 Şubat 2017

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN