Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

BU VATAN NASIL KURTULDU

BU VATAN NASIL KURTULDU



BU VATAN NASIL KURTULDU
(Piyes- 7 Tablo)

Durali Doğan

 UYGULANIRKEN
 
1. Önceden (bayram yapılacak sahanın büyüklüğüne göre) kireçle Türkiye haritası çizilir. Üzerinde işgal edilen şehirler gösterilir. Haritada kız öğrenciler görev alır. Kız öğrenciler az olursa seyrek, yeterli olursa sık dizilir. Göğüslerinde Türk bayrağı vardır.
2. Bütün sesler ses cihazından verilir. Seslendirmeyi bir erkek, bir bayan öğretmen yapar. Bunlar mikrofonik sesi olan öğretmenlerden olduğu gibi, öğrencilerden de olabilir.
3. İşgal ve kurtuluşu canlandıran öğrenciler en az iki kişi
olabilir. Elbise ve teçhizat ona göre temin edilir.
4. Yuvarlak demirden basit olarak yapılan gemi maketi beyaz bezle etrafı kapatılıp bayrakla süslenir.
5. Senaryo uygulanırken en önemli husus, mikrofondan verilen seslerle, tabloyu canlandıran öğrencilerin hareketlerinin birlik ve uyum sağlamasıdır.
6. Senaryonun uygulama süresi 45 dakika sürebilir.

 

BİRİNCİ TABLO

(Bir ihtiyarın, gence, vatanın kurtuluşunu anlatmasıdır. Gazi yorgun bir yolcu gibi kürsünün karşısından yavaş yavaş kürsüye doğru gelirken "Bir Yolcuya" şiiri okunur.

DUR YOLCU
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun solunda,
Gördüğün bu tümsek Anadolu'nda,
İstiklâl uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehme''in yattığı yerdir.

Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin,
Yaptığı bu tümsek amansız çetin,
Bir harbin sonunda bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
                     Halil ONAN
(Gazi, kürsünün önüne gelir. Bir genç, mikrofon elinde ona yaklaşır.)
 GENÇ - Ey Gazi, "BU VATAN NASIL KURTULDU" anlatır mısın?
GAZİ - Hay hay oğlum! (Derinden bir of çeker.)
 Üstümüze bulutlar çökmüştü, bilirsiniz kapkara.
Büyük Atatürk tuttu ellerimizden,
Çıkardı bizi aydınlıklara.
Oğul, biz bu vatanı,
 Kanımızı akıta akıta kurtardık
 Sadece asker değil, savaşıyordu: Ana, baba, oğul.
 Bir tarafta at sesi, bir tarafta uçaktı oğul.
Baksanıza kuvvetler bile denk değil.
 Biz bu vatanı, düşmana göğsümüzü gere gere kurtardık.
   A. Vahab KOCAMAN
GENÇ - Baba, bize o savaşı anlatır mısın?
GAZİ - Hatırlatmayın bana ne olur o savaşı... (Yürür.)
Yazılmasın be oğul, yeni bir İstikâl Marşı.
(Mikrofondan İstiklâl Marşı 'nın birinci kıt'ası okunurken çok sayıdaki kız öğrenci, önceden hazır olan Türkiye haritası üzerinde yerlerini alırlar.)
MİKROFONDAN - Bu Vatan Kimin?
TÜRKİYE - (Koro hâlinde)
Bu vatan, toprağın kara bağrında, Sıra dağlar gibi duranlarındır.
MİKROFONDAN- Bir tarih boyunca onun uğrunda,
TÜRKİYE - Kendini tarihe verenlerindir.
MİKROFONDAN- Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel olup coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
TÜRKİYE - (Elleriyle doğu-batı işareti yaparlar.)
Cepheden cepheyi soranlarındır.
MİKROFONDAN- Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
(Türkiye irkilme hareketi yapar.)
TÜRKİYE - Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda.
(Türkiye de koro hâlinde söyler.)
MİKROFONDAN- Canı, cananı bütün varımı alsın da Huda,
(Ağır ağır çökerler.)
(Silâh ve top sesleri verilir. Türkiye'de görevli kız öğrenciler eğik başlarını kaldırırlar.) 

İKİNCİ TABLO

(Vatanın düşmanlar tarafından işgal edilmesidir.)
KARS'IN İŞGALİ
MİKROFONDAN- (Silâh sesleri arasında bir Rus askeri ateş ederek elinde Rus bayrağı Kars 'a doğru yürür.) I. Dünya Harbi'nden sonra İngilizler, Ermeniler; Kars'ı, Ardahan'ı ele geçirdi. Serhat şehrimiz Kars'ta Rus bayrağı dalgalanıyordu. (Haritada Kars'a, Rus bayrağı dikilir.)

ADANA'NIN İŞGALİ
 (Silâh sesleri... Elinde Fransız bayrağı olan bir asker Adana'ya doğru ateş ederek ilerler. Bayrağı diker.)
MİKROFONDAN - Tarih 22 Aralık 1918... Çoğunluğu Ermenilerden meydana gelen Fransızlar, Adana'yı işgal etti.

GAZİANTEP'İN İŞGALİ
MİKROFONDAN-1. Dünya Savaşı'ndan sonra Gazi Antep, önce İngilizler, 15 Ocak 1919'da; sonra Fransızlar tarafından, 25 Ekim 1919 tarihinde işgal edildi. (Fransız askeri ateş ederek bayrağı Adana'ya asar.)

KAHRAMAN MARAŞ'IN İŞGALİ
MİKROFONDAN- (Silâh sesleri ve İngiliz askerinin ateş ederek Maraş'ı işgali. Arkasından gelen Fransız askerine teslimi ve Fransız bayrağının dikilişi.)
MİKROFONDAN - I. Dünya Savaşı'ndan sonra İngilizler 23 Şubat 1919'da Maraş'ı işgal ederek, Fransızlara bıraktılar. 30 Ekim 1919. Ermenilerle iş birliği yaparak güzel Maraş'ımıza da kanlı ellerini bulaştırdılar.
 
İZMİR'İN İŞGALİ
(Silâh sesleri... İki Yunan askeri İzmir'e doğru yürür. Gazeteci Hasan Tahsin ilk kurşunu sıkar düşmana. Yunan bayraktarı vurulur. Diğer Yunan askeri de H. Tahsin'i şehit eder.)
MİKROFONDAN - Tarih 15 Mayıs 1919... Yunanlılar İzmir'de. İlk kurşun, Hasan Tahsin adlı kahraman Türk gazetecisinden. Ve bir kahpe kurşunla şehit olur. (Mikrofondan İzmir Marşı verilir. Türkiye müzik eşliğinde ağlayarak saçlarını yolar gibi yaparlar.)

İSTANBUL'UN İŞGALİ
MİKROFONDAN- (Silâh sesleri.) Osmanlı  İmparatorluğu'nun 465 yıllık başkenti İstanbul'a 13 Kasım 1918'de İtilaf Devletleri ve İngilizler 55 parça gemiyle giriyorlardı. (Bir İngiliz askeri, İstanbul'a İngiliz bayrağını diker.) 15 Mart 1920'de İstanbul'un işgali üzerine 150 kadar Türk aydını Malta'ya sürgün ediliyordu. Halide Edip Adıvar adlı kadın yazarımız, Fatih mitinginde İstanbullulara şöyle haykırıyordu:
H.EDİP ADIVAR - ( Kürsüden hitap eder:) "Kardeşlerim, evlâtlarım... Ruhu göklerde olan bu minarelerden yedi yüzyılın şanları, Osmanlı tarihinin bugünkü faciasını seyrediyor. Benimle beraber yemin ediniz! Yemin ediniz: Türkiye, istiklâl ve hakkı hayatını alacağı güne kadar hiçbir korku, hiçbir meşakkat önünden kaçmayacaksınız. En cesur, en kahraman heyecanı yaşayacaksınız, yemin ediniz... (Korodan yemin olsun sesleri.) Yedi yüz senenin tarihi, ağlayan minareler altında yemin ediniz. (Türkiye'den "Yemin olsun" sesleri.) Bayrağımıza, ecdadımızın namusuna hiyanet etmeyiniz.
 
ÜÇÜNCÜ TABLO

 (Mustafa Kemal'in Bandırma Vapuru'yla İstanbul'dan hareket etmesi anlatılır. Maket vapur bayrakla donatılmıştır. Ön tarafta Atatürk'ün portresi. Türkiye haritası üzerinde Samsun 'a doğru ilerlerken aşağıdaki şiir okunur. Şiir bittiğinde gemi, Samsun'a gelir. Atatürk'ün portresi yukarı kaldırılır. Türkiye haritasında görevli kız öğrenciler ayakta, gözler pürdikkat Bandırma Vapuru'ndadır.)
Türk'ün destanlarını, tarihini unutan,
 Düşmanlar giriyordu huduttan.
 İşgal ediyorlardı İzmir'i, İstanbul'u,
Ve lâkin Anadolu;
Kadını, erkeğiyle
Hepsi vermiş el ele,
Kalpler heyecan dolu,
Bir önder bekliyordu.
.............
Vapur demir atmıştı, heyecanlı bir gündü,
Çanakkale kahramanı güvertede göründü.
Kaptana, "Hareket et, dalgalar varsın azsın
 Şayet korkak olursan vatan kurtaramazsın.
Sahili takip eder ulaşırız Samsun 'a,
Boğulmaya razıyız vatan, millet uğruna!..."
 
Bandırma çok eskiydi, yosun tutmuştu dibi,
Günlerce açıklarda sallandı beşik gibi.
Karadeniz'in hırçın suları arasında,
Yüzen Bandırma 'nın küçük kamarasında,
Hiç uyku uyumadan,
Ve yorgunluk duymadan;
Çözüm yolu arayan,
Plânlar hazırlayan,
Kahraman bir komutan Mustafa Kemal vardı.
...........
Kurmak için bağımsız ve kuvvetli bir devlet,
Milletti, Mehmetçikti güvendiği tek kuvvet!...
               Enver Öğütveren

(Gemi Samsun 'a gelince durur.)
Bir gemi yanaştı Samsun 'a sabaha karşı,
Selâm durdu kayığı, çapası, takası.
Selâm durdu tayfası.
Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman.
Duman değildi bu, memleketin uçup giden kaygılarıydı.
Samsun Limanı 'na bu gemiden atılan demir değil,
Sarılan ana yurda,
Kemal Paşa'nın kollarıydı.
Selâm vererek Anadolu çocuklarına,
Çıkarken yüce komutan,
Karadeniz'in hâlini görmeliydin.
Kalkıp ardısıra baktı dalgalar.
Kalktı tayfalar.
İzin verse idi Kemal Paşa,
Ardından gürleyip giderdi.
Erzurum'a kadar
Analar, babalar yola döküldü.
Irmaklar suyundan faydalattı,
Yer gök inledi bir yol daha,
Kurtuluş Savaşı 'ndan...
 Cahit KÜLEBİ
MİKROFONDAN- (Silâh sesleri... Türkiye ayakta,
alkış...)

DÖRDÜNCÜ TABLO

 (Yapılan kongrelerin anlatılmasıdır.)
MİKROFONDAN-22   Haziran   1919,   Mustafa   Kemal Amasya'da...
  (Bir öğrenci, Amasya Genelgesi yazılı pankartı kaldırır.)
MİKROFONDAN - Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
MİKROFONDAN - 23 Temmuz 1919, Erzurum Kongresi... (Bir öğrenci, Erzurum Kongresi yazılı pankartı kaldırır.) Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür. Manda ve himaye kabul edilmez.
  - Tarih 4 Eylül 1919, Mustafa Kemal Sivas'ta. Vatan kalbi Sivas'ta çarpıyor. Sivas Kongresi: "Yabancı işgaline karşı millet birleşerek karşı koyacaktır. Manda ve himaye kabul edilmez."
  - 27 Aralık 1919, Mustafa Kemal Ankara'da. Anadolu ayakta, Anadolu şahlanmış, 
(Ankara pankartı kalkar.
 MİKROFONDAN- Dağ desem, taş desem,
TÜRKİYE - Vatan.
MİKROFONDAN- Kurt desem, kuş desem,
TÜRKİYE - Vatan.
MİKROFONDAN- Deniz desem, gök desem,
TÜRKİYE - Vatan.
MİKROFONDAN- Bağ, bahçe, tarla, orman,
TÜRKİYE  - Vatan.
MİKROFONDAN- Şu çevre, şu kilim, şu halı... Velhasıl....
TÜRKİYE  - Her şeyde vatan!...
  Bedri GİDER
 MİKROFONDAN- Yürüyordum.
TÜRKİYE - Ağlıyordu ırmaklar. (Eller şakaklarda.)
MİKROFONDAN- Yürüyordum.
TÜRKİYE - Düşüyordu yapraklar (Ağlayarak çökerler.)
MİKROFONDAN- Yürüyordum.
TÜRKİYE - Sararmıştı yaylalar.
MİKROFONDAN- Yürüyordum.
TÜRKİYE - Ekilmişti tarlalar. (Başlar eğik.)
MİKROFONDAN - Bir ses duydum. (Başlarını kaldırırlar.)
Dönüp baktım (Kağnının geldiği tarafa bakarlar.)
 TÜRKİYE - Bir kadın!...
   M. Emin YURDAKUL

BEŞİNCİ TABLO 

 (Mustafa Kemal'in Kağnısı'nın hikâyesidir. Elif ve küçük kardeşi Mehmet kağnı başında. Kağnı, doğu-batı istikametinde yol alırken şiir okunur.)

MUSTAFA KEMAL'İN KAĞNISI
Yediyordu Elif kağnısını
 Kara geceden geceden
 Sanki Elif Elif uzuyor, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar.
İnliyordu dağın ardı yasla,
Her bir heceden heceden.
Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına,
Mermi taşırdı öteye. Dağ, taş aşardı,
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik.
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü.
Doğrulmuştu yola, önceden önceden.

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif. (Kağnıyı eğleyerek öküzleri dinlendirir. Okşar.)
 Yemezdi içmezdi, yemeden içmeden onlar.
Kocabaş çok ihtiyar, çok zayıftı.
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler inceden inceden (Hareket ederler.).
İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında,
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri.
Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi daim.
Toprak gülümserdi, çarıklı ayaklarına,
Alını, yeşilini kapmış, geçirmişti,
Niceden niceden... (Kağnı durur.)

Durdu birdenbire Kocabaş, ova, bayır durdu.
Nazar mı değdi, göklerden ne?
"Dah"dedi yok. "Dah ha" dedi gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti, geçti
Gacur gucur...
Nasıl durur Mustafa Kemal'in kağnısı?
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden!..

(Elif öküze yalvarmaktadır.)
 Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana, çocuk mermisini askerciğin,
(Mermi taşıyan kadın ve çocuklar geçer giderler.)
Koma yollarda beni; kulun kölen olayım.
Bak hele, üzerimden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere, iyceden iyceden...
(Çaresiz bir vaziyette öküzü çözer. Kağnıya koşularak düşman üzerine yürür.)
 
Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı bacım ?
Kocabaş yerine koştu kendini Eiifçik (Kağnı yürür.)
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden...

TÜRKİYE - (Gözler Elifte.) Yüceden yüceden...
 

 
ALTINCI TABLO

 (Vatanın kurtuluşunun anlatılmasıdır. Silâh ve top sesleri...)

MİKROFONDAN- Bir millet uyanıyor.
TÜRKİYE - Bir millet uyanıyor.
MİKROFONDAN- Gelsin insan olan, hisse kapmağa
   Toprak seccade yurda tapmağa 
                              Çanak çömlek değil, vatan yapmağa
          Toprağın al kanla bulandığı yer.

 (Silâh ve top sesleri duyulur.)
 
KARS'IN KURTULUŞU

 

 (Allah, Allah sedaları ile üç asker ileriye atılır.)
 Ey Türk vatanı 'nın bakirlerine,
  Günahkâr gömleği biçenleri vur;
  Kemikten taslarla şarap yerine,
 Şehitler kanını içenleri vur!
(Türk askerinin biri vurulur. Diğerleri Kars Kalesi'ne bayrağımızı asar.)
MİKROFONDAN -Tarih 30 Ekim 1920. Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki Doğu Cephesi ordusu ve Kars halkı, serhat şehrimiz Kars'ı, Rus ve Ermenilerden kurtararak Kars Kalesi'ne şanlı bayrağımızı asıyorlar...

GAZİANTEP'İN KURTULUŞU

 (Şahin Bey tüfeksiz olarak Antep'e doğru yürürken şu şiir okunur.)
Ben Antepliyem, Şahin'em ağam
Mavzer omuzlarıma yük.
Ben yumruklarımla döğüşeceğim.
 Yumruklarım memleket kadar büyük
. Hey hey yine de hey hey!
Al bayraklar altında kara bir kartal gibi,
 Yaşamak ne güzel şey
 
(Bir düşman askeri Şahin Beyi vurur.)

Bu kaçıncı kurşundur, bu kaçıncı Bismillah,
Bu kaçıncı ölümdür?
Bir türkü söylenir siperlerde her sabah,
Vurun Antepliler namus günüdür.
Ben Antepliyem, Şahin'em ağam.
Mavzer omuzlarıma yük.
Ben yumruklarımla döğüşeceğim.
(Yumruklarını sıkar. Nefes nefese...)
Yumruklarım memleket kadar büyük.
   Y. Bülent BAKİLER

 (Şahin Bey şehit olur. İki Türk askeri ateş ederek düşman askerini öldürür. Türk bayrağını Antep'e asarlar. Mikrofondan Şahin Bey ağıtı söylenir. Tarih 8 Şubat 1921. Gazi Antep 'te şanlı bayrağımız dalgalanmaktadır.)

 
KAHRAMAN MARAŞ'IN KURTULUŞU
 (Silâh ve top sesleri gelir.)
 Vur katlin o kızıl sabanlarıyla,
 Dünyaya ölümler ekenleri vur!
 Vur zulmün o kanlı urganlarıyla,
 Bir kavmi, iplere çekenleri vur!...

 (Maraş'ta kadınlara sarkıntılık eden düşman askerlerine engel olmaya çalışırken Sütçü İmam şehit edilir. Arkasından gelen halk ve birkaç asker, düşmanları öldürür. Bayrağımızı asarlar.)
MİKROFONDAN - Uzunoluk Hamamı'ndan çıkan Türk kadınlarına sarkıntılık eden düşman askerlerine ilk kurşunu Sütçü İmam boşalttı. Bu bir kıvılcımdı. Kahraman Maraşlılar ise bir volkan oldular. 11 Şubat 1922 de attılar Fransızları Maraş'tan. Çektiler göndere nazlı hilâli...

ADANA'NIN KURTULUŞU

 (Silâh ve top sesleri duyulmaktadır.)

MİKROFONDAN - Vur etten kemikten saraylar kuran,
                     O vahşi ruhları ezmek için vur!
            Dört büyük rüzgâra küller savuran,
            O mücrim elleri kesmek için vur!...
     M. Emin YURDAKUL

(İki Türk askeri, Adana'ya Türk bayrağını asar.)

MİKROFONDAN - 5 Ocak 1922, Adana'da Türk bayrağı
 
 Çatılar, kubbeler, damlar üstüne,
  Çekin ey genç eller al bayrakları,
 Bayrağın alıyla yazdı yazanlar,
 Ki vatan takvimine 5 Ocakları...
   A. Nihat ASYA

İZMİR'İN KURTULUŞU

 (Silâh ve top sesleri duyulmaktadır.)
MİKROFONDAN-Düşmanlar, bayraklarını toplayamadan kaçıyorlardı. Sıra İzmir'deydi. Sakarya'dan, Ege'ye kadar kaçan Yunan sürülerinin arkasından giden kahraman ordumuza Mustafa Kemal şu hedefi gösteriyordu: "ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR, İLERİ!"
 - 9 Eylül 1922'de Yunan, denize dökülürken güzelim şehrimiz İzmir'de al bayrağımız dalgalanıyordu. (İki asker İzmir'e Türk bayrağını asar.)


İSTANBUL'UN KURTULUŞU
 
 (Silâh ve top sesleri duyulmaktadır. İki Türk askeri İngiliz, askerlerini öldürerek İstanbul'a Türk bayrağını asarlar.)
MİKROFONDAN - 6 Ekim  1922'de ise,  İstanbul tekrar Türk'ün oluyordu. Nazlı hilâlimiz rüzgârını bulmuş, efil efil esiyordu.
 
YEDİNCİ TABLO

 (Vatanın kurtuluşunun kutlanmasıdır.)
MİKROFONDAN- Bütün vatan sathında bir sevinç, topyekûn millet İstiklâl Marşı'nın son kıt'asını haykırıyordu:
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl.
 Olsun artık, dökülen kanlarımın hepsi helâl.
 Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal,
 Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet.
Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl.

 (Davul zurna çalarkenTürkiye haritasındaki kız öğrenciler, yedi ekip oluşturarak kendi yöreleriyle ilgili birer halay çeker. Kurtuluşu canlandıran askerler de oldukları yerde halay tutar. Daha sonra "Güzelleme" şiiri, okunurken oyun alanını, sırayı bozmadan terk ederler. Askerler de arkadan sıra olarak çıkar.)

GÜZELLEME
 Ey topraklı mintanlar, ey yıldızlı fistanlar,
 Ey bire kırk başaklar, otlar, bağlar, bostanlar,
 Ve daha sık boy atan destanlar diyarı hey!
 
Sen ey Karslar, Antepler, Erzurumlar, Maraşlar,
Dördünden ikisi şehit düşen kardaşlar,
Ey zeybekler, seymenler, dadaşlar diyarı hey!

Halılar, telkariler, çiniler, kadifeler,
Keloğlanlar, Adsızlar, Alperenler, Efeler,
 Gönlünün koltuğunda kafalar diyarı hep!

Ey sebiller, kubbeler, hanlar, kervansaraylar,
Yere düşen gölgesi zafer olan alaylar,
 Ey sinsinler, horonlar, halaylar diyarı hey!

Ey Meriçler, Seyhanlar, Sakaryalar, Muratlar,
 Malazgirt'ten Mohaç'a koşup giden al atlar,
Sınır bekleyen yağız suratlar diyarı hey!...
    B. Kemal ÇAĞLAR

 

-------------------------------------------------------------------

Sılam Basın Yayın Matbaacılık Ltd. Şti.
Durali Doğan
Atatürk Bulvarı Özel Apt. No: 29/D Sorgun/YOZGAT
Tel: (0354) 415 2020
         0533  346 8889

 

Bu sayfa 5071 defa görüntülenmiştir.

Konya İzlenimleri23 Şubat 2017

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN