Kazakistan'a çalıştırılmak üzere götürülen işçilerin insan ticareti ile karşı karşıya kaldığını ileri süren işçiler, kısa bir süre sonra Galatasaray ve Tobol arasında oynanacak futbol müsabakasına ev sahipliği yapacak stadyuma verdikleri emeğin karşılığında mağdur edildiklerini öne sürerek, haklarını istediler. Orta Asya'daki en büyük proje olarak gösterilen, Sembol A.Ş. tarafından yapımı gerçekleştirilen Kazakistan Olimpik Astana Stadyumu inşaatında çalışan Yozgatlı işçiler haklarını istiyor. Sorgun İlçesi'nden Kazakistan'ın Astana Şehrine götürülerek burada yapılan Astana Stadyumunda çalıştıklarını söyleyen 12 işçi, kandırıldıklarını öne sürdüler.
2008 yılının Mart ayında, Sembol İnşaat ve Turizm A.Ş'nin SAMKO Taşeron firması tarafından götürüldükleri Astana Stadyumu'nda çalışmalarına rağmen paralarının büyük kısmının ödenmediği için Türkiye'ye geldiklerini belirten işçiler, çok konuşulacak iddialarda bulundular.
TÜRKİYE'DE BAŞKA KAZAKİSTAN'DA BAŞKA FİYAT!
Sorgun'dan Kazakistan'ın Astana şehrine götürülerek, stadyum inşaatında çelik imalat ve montaj işlerinde çalışan işçilerden 36 yaşındaki Mustafa Yıldırım, SAMKO Taşeron firması aracılığı ile gittikleri Kazakistan'da hakların gasp edildiğini öne sürdü.
Daha önce Kazakistan'da çalışmış arkadaşlarının vesilesi ile gittikleri Kazakistan yolculuğu öncesi saatlik ücreti 4 dolar 46 cente anlaşmalarına rağmen kendilerine 4 dolar ödendiğini belirten Yıldırım, zamanla avanslarda yaşanan aksamaların ardından maaşlarının ödenmemeye başladığını söyledi.
Maaşlarını alamadıkları için evlerine para gönderemediklerini o yüzdende Yozgat'a dönüş yaptıklarını söyleyen Yıldırım, Türkiye'ye dönüşte paralarını ödeyecek muhatap bulamadıklarını ifade etti.
TEMİNAT EVRAĞI VERDİLER, KARŞILIĞI ÇIKMADI
Yıldırım, Kazakistan dönüşü şirket yetkililerinin kendilerine imzalı bir teminat evrakı vererek, paralarını İstanbul'daki şirket merkezinden alabileceklerini söylemelerine karşın, paralarını alamadıklarını belirtti.
Türkiye'ye paralarını alamadıkları için geri dönüş yaptıklarını fakat, SAMKO Taşeron firmasının İstanbul'daki yetkililerinin kendilerini oyalamaktan başka bir şey yapmadığını söyleyen Yıldırım, çalıştıklarına dair ellerindeki tek belgenin kimlik kartları ve teminat evraklarını olduğunu ifade etti.
İŞÇİLERİ ALACAKLI
YAPIP, MUHTAÇ
BIRAKIYORLAR
Astana Şehir Stadyumu işçilerinden Ali Aydın (33), işçilere bilerek para ödenmediğini ileri sürdü.
'Oraya götürülen işçilere para ödenmiyor, özellikle alacaklı hale getiriliyor" diyen Aydın; "İki ay maaş alamayan işçiler ister istemez dönüş yapamıyor. 3 ay para alamayan işçi oradaki formenlerin eline bakıyor, muhtaç kalıyor" dedi.
İNŞAATTAN DÜŞÜP ÖLEN
ARKADAŞLARIMIZ VAR!
Aydın, inşaatta sağlıksız koşullarda çalıştırıldıklarını söyledi.
İnşaattan düşerek ölen Türk işçilerin, iş kazası denilerek memleketlerine cenazelerinin gönderildiğini iddia eden Aydın, Sembol İnşaat'ın bazı taşeron firmalarının Kazakistan'a götürdükleri işçileri turist olarak gösterip, Kazak polisine para ödeyerek ucuz fiyata çalıştırdıklarını ileri sürdü.
İNSAN TİCARETİ
YAPIYORLAR...
Evli ve 3 çocuk babası Abdullah Ulutürk (38), taşeron şirketlerin formenleri E.Ç ve M.E. tarafından Türkiye-Kazakistan arası insan ticareti yapıldığını iddia etti.
Türkiye'de konuşulan ücretin Kazakistan'da geçerli olmadığını belirten Ulutürk; "Taşeron firmaların formenleri Türkiye'de bize söyledikleri fiyatları oraya gittiğimizde ödemiyorlar. Bizi oraya götürüyor, üzerimizden para kazanıyorlar. Bu insanların Kazakistan hükümeti ile anlaşmaları olmasa bu kadar rahat hareket edemezler" dedi.
ÖLEN ARKADAŞLARIMIZIN ORGANLARINI ÇALIYORLAR
İş kazasında ölen Türk işçilerin organlarının Kazakistan organ mafyası tarafından organlarının çalındığını iddia eden Ulutürk; "Sarıkayalı bir arkadaşımız iş kazasında öldü.
Organlarını boşaltmak istediler. Ama biz orada 100-150 işçi ile karşı çıktık, isyan çıkardık. Kim bilir belki de haberimiz yokken organlarını çalmışlardır.
Kazakistan'da organ mafyacılığı sektör haline gelmiş. Türk işçiler orada organ pazarının ortasına düşüyor" dedi
HASTALANDIK
DOKTORA GÖTÜREN OLMADI
Sadece paraları ile değil sağlıkları ile de oynandığını söyleyen Ercan ve Ferhat Yılmaz kardeşler, bin 500 kişilik işçi kampında hastalanan işçilerin sadece orada bulunan revirdeki hemşire tarafından muayene edildiğini, doktora götürülmediklerini kaydetti.
Ercan Yılmaz, rahatsızlanarak dönmek zorunda kaldığını belirterek; "Sağlıksız koşullarda çalışıyorduk. Hastalandığımız takdirde yüzümüze bakan olmuyor. Revirdeki bir hemşireye emanetiz. Hastalanıp dönmek istediğimde de benden 700 dolar yol ücreti kestiler. Yani, her fırsatta paralarımıza el koydular" dedi.
ARKADAŞLARIMIZ
PARALARINI
ALACAKLARI GÜNÜ BEKLİYOR
Aslan'a Stadyumunu yapan SAMKO Taşeron Şirketinin İstanbul 4. Levent'teki merkezine telefonla ve bizzat giderek ulaşmalarına rağmen kendilerine söz dışında bir şey verilmediğini belirten Yılmaz; "3-4 arkadaşımız halen Kazakistan'da çalışıyor. Kalan maaşlarını alabilmenin umuduyla bekliyorlar" dedi.
KAZAKİSTAN'DA
TÜRKLERİ
SEVMİYORLAR
Kazakistan'da Türklerin kesinlikle sevilmediğini öne süren Ercan Yılmaz; "Oranın halkı da polisi de Türkleri para ve gasp aracı olarak görüyor. Şehir merkezine alışveriş yapmak için gittiğinizde mutlaka gaspa uğruyorsunuz. Gaspa uğradıysanız Kazak polisi yolunuzu çeviriyor, evrakınıza bakıyor.
Eksik olmadığı halde eksik diyor. İtiraz ettiğiniz takdirde polis sizi bir kenara çekip cebinize esrar, eroin atıp, hadi hapse diyor.
Oraya düşen Türk işçilerinin çoğu sosyal güvenceden yoksun. Kazak halkı, polis ve insan tüccarı şirketler arasına sıkışmış durumda, çaresiz" diye konuştu.